
Ombudsman: Azerbaycanlıların soykırımının uluslararası tanınması, benzer suçların tekrarlanmasını önlemek için önemli

Azerbaycan’ın insan hakları komiseri Sabina Aliyeva’nın yaptığı açıklamada, maalesef Azerbaycanlılara karşı soykırım suçları tarihsel olarak çok acımasız bir şekilde işlenmiş olmasına rağmen uluslararası alanda henüz adil bir tutumun oluşturulmadığı belirtilmiştir.
“Azerbaycanlılar, yüzyıldan fazla bir süredir Ermeniler tarafından amaçlı bir şekilde soykırım ve etnik temizlik politikalarına maruz bırakılmışlardır. Bu politikanın bir parçası olarak, XX. yüzyılın başından bu yana Azerbaycanlılar, kökeni Türk ve Müslüman olanlar, Azerbaycan’da ve bugünkü Ermenistan topraklarında sistematik bir şekilde ve özel bir cezasızlıkla işlenen soykırıma maruz kalmışlardır.
1918 yılında Azerbaycanlılara karşı işlenen bu soykırım suçları tarihimizin en kanlı sayfalarından biri olarak hafızalarımıza kazınmış olup, etnik ve dini nefret gerekçesiyle işlenen katliamları içerir. Ermeni milliyetçileri tarafından yürütülen Müslüman ve Azerbaycan karşıtı politika, katliamlara, köylerin ve şehirlerin yok edilmesine, tarihi, dini, kültürel anıtların, mezarlıkların yok edilmesine, ailelerin tamamen yok edilmesine ve Azerbaycanlıların anavatanlarından zorla sürülmesine yol açmıştır.
Bakü, Şamahı, Guba, Karabağ, Zengezur, Erivan, Nahçıvan, Lankaran, Ganja, Göycay, Şeki, Sabirabad, Salyan, Kurdamır ve diğer bölgelerde işlenen katliamlar, bu topraklardaki Azerbaycanlı varlığının silinmesini amaçlamıştır,” açıklamada belirtilmiştir.
“Bu nedenle, Mart ayında yaşanan olaylar sırasında, Şamahı Gazası’ndaki 110 köy, Karabağ’daki 150’den fazla köy, Zengezur Gazası’ndaki 115 köy, Kars vilayetindeki 98 köy, Guba vilayetindeki 167 köy Ermeniler tarafından yakılmış ve masum halkları acımasızca öldürülmüştür. Daha sonradan Guba’da bulunan sayısız insan kemiği, bu katliamların zalimlik, vahşet ve vandalizmle işlendiğini açıkça kanıtlayarak, bu katliamların doğrudan faili olan Ermenilerin sırf Azerbaycanlı oldukları için masum insanları nefret nedeniyle öldürdüğünü göstermektedir.
Doğruluğu kanıtlanmış belgeler ve tarihi kayıtlar, bu vahşetlerin yanı sıra, diğer yasal belgelerin de genel etnik temizlik amacıyla, ayrı ilkeler yerine planlı bir şekilde işlendiğini ve belgelerin analizi, bu suçların uluslararası hukuk bakımından soykırım oluşturduğunu kanıtlamaktadır.
Ne yazık ki, tarihimiz boyunca etnik vatandaşlarımıza karşı işlenen soykırım suçlarına karşı uluslararası alanda henüz adil bir tutum oluşturulmamıştır.
26 Mart 1998 tarihli Büyük Önder Haydar Aliyev’in “Azerbaycanlıların Soykırımı” adlı kararnamesiyle, 31 Mart’ı Azerbaycanlıların Soykırım Günü olarak ilan ederek, soykırımlara ilişkin politika ve hukuki değerlendirme sağlamak amacıyla ilgili araştırmalar yapılmış ve gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli tedbirler başlatılmıştır.
Azerbaycanlılara karşı işlenen soykırım suçlarına politik ve hukuki değerlendirme yapılması, 1918 yılında işlenen suçların soykırım olarak tanınması ve tarihsel ve hukuki adaletin sağlanması için uluslararası tanınma ve geniş çaplı anma, insanlık aleyhine işlenen suçların tekrarlanmasını veya engellenmesini önlemek açısından son derece önemlidir.
Uluslararası toplum, Azerbaycanlılara karşı işlenen etnik temizlik ve soykırım suçlarını politik ve hukuki açıdan değerlendirmeli, 1918 yılında işlenen suçları soykırım olarak tanımalı ve tarihsel ve hukuki adalete ciddi şekilde katkı sağlamalıdır.”