
Özbekistan Yeni Doğanlarda Cinsiyet Dengesizliği Genişliyor

Özbekistan’da 2000 yılından bu yana doğan bebekler arasında erkek çocukları kız çocuklarından daha fazla olduğu tutarlı bir eğilim görülmektedir. Bu cinsiyet dengesizliği son 24 yılda 624.525’ten fazla birikmiştir. Bu farklılık, erkeklerin evlenme yaşlarının artmasına neden olurken, kadınların evlenme yaşlarının düşmesine yol açmıştır. Derin kökleri olan “bir koyun gibi bir oğlum olsun” özbek zihniyeti, gelecekte önemli toplumsal zorluklara neden olabilir.
Doğan kızların doğum oranındaki bu sürekli fark, bilimsel çevrelerde “Kayıp Kadınlar” fenomeni olarak adlandırılır. İstatistikler Ajansı’na göre, 2000 yılından bu yana her yıl Özbekistan’da doğan bebeklerin sayısında daha fazla erkek çocukları doğmuştur. Son 24 yılda bu dengesizlik 624.525’e ulaşmıştır. Bu, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında son derece endişe verici bir rakam olmayabilir, ancak Özbekistan’ın Çin ve Hindistan’ın yaptığı hataları tekrarlamaktan kaçınması gerekmektedir.
Bu cinsiyet dengesizliği, önce ve en önemlisi, evlenecek yaşta olan insanlara aşırı baskı uygulamaktadır. Basitçe, evlenecek yaşta olan tüm erkekler için yeterince kadın yoktur. Bu, erkekler için ertelenmiş evliliklere ve kadınlar için erken evliliklerin artmasına neden olabilir. Örnek olarak, 2012’de ilk kez evlenen kadınların ortalama yaşı 22.4 iken, 2023’te 21.9’a düşmüştür. Erkekler için ise ortalama yaş 25.7’den 26.3’e yükselmiştir. Özellikle, 2023’te, kadınlar için yasal asgari evlilik yaşı 17’den 18’e yükseltilmiştir. Genel olarak, eğitim ve yaşam standartlarında yapılan iyileştirmeler genellikle ortalama evlilik yaşının yükselmesine yol açar. Ancak, son yıllarda Özbekistan’ın yaşam standartlarındaki iyileşmelere rağmen, erkekler ve kadınlar arasındaki evlilik yaş farkı açılmıştır. İlginç bir şekilde, 22 yaşının, genellikle yüksek öğrenimi tamamlama yaşıyla örtüştüğü görülür.
Evlenmelerin sayısı da belirgin bir düşüş göstermiştir. Örneğin, 2012’de ortalama 299.000 evlilik kaydedilirken, 2024’te bu sayı 271.000’e düşmüştür. Bu değişim, talep ve arz yasasına göre, Özbek kadınlarına daha geniş bir evlenme adayları havuzu sağlamıştır. Bu durumu bir pazar olarak gördüğümüzde, yerel evlilik pazarındaki kadın eksikliğinin artan oranda yabancı gelinlerle ele alınmaya başlanabileceği görülür. Örneğin, Özbek iş göçmenleri için önemli bir hedef olan Rusya’da, 100 kadına karşılık 86.7 erkek bulunurken, Kazakistan’da bu oran 100 kadına karşılık 92.6 erkek şeklindedir. Birçok Avrupa ülkesi, Güney Kore ve Japonya da erkek lehine cinsiyet dengesizliği ile karşı karşıyadır. Bunun yanında Özbekistan’ın benzer kültürel değerlere sahip olduğu Türkmenistan ve Kırgızistan’da da cinsiyet oranları erkekler lehine olmaktadır. 2022 yılında açıklanan verilere göre, Özbekistan’da en fazla yabancı gelin Rusya, Kazakistan ve Tacikistan’dan gelmektedir.
Davranışsal ekonomi açısından bakıldığında, bekar erkeklerin yüksek harcama yapması ekonomiyi canlandırabilir. Ancak, bilimsel çalışmalar, bekar erkeklerin yoğun olduğu ülkelerde toplumsal huzursuzluğun arttığını, suç oranlarının yükseldiğini ve stres seviyelerinin arttığını göstermektedir. Ayrıca, cinsiyet doğum dengesindeki genişleme devam ederse, cinsel şiddette artış gibi diğer olumsuz sonuçlara yol açabilir.
Çin’de, “Tek-Çocuk Politikası”, birçok ailenin erkek çocukları tercih etmesine yol açmıştır. Sonuç olarak, dişi fetüsleri ortadan kaldırmak için kürtajlar sıkça gerçekleştirilmiş ve “Kayıp Kadınlar” fenomenine katkıda bulunmuştur. Uzmanlar, 2025 yılına kadar 30 yaşın üzerindeki Çinli erkeklerin %25’inin bekar kalacağını tahmin etmektedir. Bu trend, cinsel sömürü için insan kaçakçılığının, fuhuşun, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının ve nüfusun azalmasının artmasına da bağlanmıştır.
Hindistan bu konuyu sistematik bir şekilde ele almaktadır. 2015 yılında, Hindistan hükümeti, kızlar için sosyal destek sağlamayı amaçlayan “Beti Bachao, Beti Padhao” (Kızları Kurtar, Kızları Eğit) kampanyasını başlatmıştır.
Sonuç olarak, Özbekistan’ın kız çocukları yerine oğulları tercih eden kültürel eğilimi gelecekte ciddi zorluklara yol açabilir. Bu nedenle, hükümetin kızları destekleyen programları genişletmesi ve daha sağlıklı bir toplumsal gelişim için cinsiyet dengesini sağlaması gerekmektedir.




