Video

Başkan Erdoğan’dan Özbekistan’da KKTC mesajı: KKTC teşkilata gözlemci olarak kabul edildi


İlgili Makaleler

10 Yorum

  1. Hayırlı olsun, başarılarımız daha da artsın. Ancak şu da önemli bir gerçek ki malesef yıllarca sadece ve sadece TSK'nın koruyucu olması fonksiyonu üzerinden yürütülen politika iflas edeceği başından belli bir politikaydı. Yürümüyor. Nasılsa oy gelmiyor diye, KKKTC'liler Türkiye seçimlerinde TC vatandaşı olmadıklarından oy kullanmıyorlar diye Türkiye'deki hükümetlerce bu milli davaya genelde yeterli önem verilmedi. KKTC'nin de bir istihbarat teşkilatı yok ve ada dış istihbarat teşkilatlarının beşinci kol faaliyetlerinin yuvası olmuş durumda. Sivil toplum kuruluşları, sendikalar, dernekler, yerel televizyonlar, gazeteler, radyolar adı altında yurt dışından fonlanan kişilerin başa geçmesi sağlanmış bir çok oluşum mevcut. Bunlar sürekli Türkiye'yi karalama propagansı yürütüyor. Türkiye'nin en ufak hatasını davul zurna ile duyururken yaptığı olumlu şeyleri de görmezden geliyorlar. Bizim bu konuda biraz vizyona ihtiyacımız var.

    Aslında Kıbrıs Türk'ü şuanda Rum'a da Türkiye'ye de bağlanmak istemiyor. Şuanda halkın %90'ı KKTC'nin tanınabilirse aynı Azerbaycan gibi bağımsız bir Türk devleti olması gerektiğini savunuyor. Ne şartla olursa olsun Rum'a bağlanmak isteyen çok çok çok az bir kesimdir. Ancak KKTC şuanda uluslararası arenada malesef tanınmıyor. Bu sebeple Kıbrıs Türkü'nün bu hayali gerçekleşemediği için Rum'la veya Türkiye ile birleşme fikirleri konuşuluyor. Burada önemli bir problem Türkiye, KKTC'nin kendisine bağlanmasını mı istiyor yoksa KKTC'nin aynı Azerbaycan gibi kendi para birimi olan kendi milli marşı olan ayrı bir devlet olarak Dünya'ya tanıtmak mı istiyor? Türkiye şimdiye kadar malesef çelişkili bir politika izledi. KKTC para birimi Türk Lirası, resmi marşı İstiklal Marşımız, sadece dış işlerinde değil iç işlerinde de Türkiye her şeyde söz sahibi. Bu politikaya göre Türkiye KKTC'yi kendisine bağlamak istiyor gibi bir durumda. Aslında 1974'te hatta 1980'de bile Türkiye bir referandum yapsa Kıbrıs Türkleri Türkiye'ye bağlanmayı kabul ederdi. Ancak Türkiye cesaret edemediği için uluslararası toplumdan dışlanacağını düşündüğü için bu adımı atmadı atmadı geciktirdi ve üstelik KKTC'nin ayrı bir devlet olarak tanınmasını istiyor gibi göründü. Buna rağmen iç işlerine karışmayı da sürdürdü. Bu politika Kıbrıs Türkü'nde Türkiye'ye karşı güven bunalımı başlattı. Adadaki yabancı istihbarat teşkilatları da bu çelişkili politikayı kendileri lehine kullandılar ve şuanda Türkiye'ye bağlanmak isteyenlerin oranı %50'nin altındadır. Ancak kişisel gözlemim Annan plsnındaki evet diyen hava da Kıbrıs Türk'ünde yok. Yani yeniden refarandum olsa şuan Rum'la birleşmeye hayır çıkacaktır.

    Bir de adaya yapılan yanlış göç politikası var. Doğu ve Güneydoğu'dan adaya gönderilen kişiler Kıbrıs kültürüne uygun değildir. Hâlâ adayı ziyaret etseniz sokakta bir dilenci görseniz veya bir suç işlense yüksek ihtimalle bunu Türkiye'den gelen birinin işlediğini görürsünüz. Evli olduğunu söylemeden Kıbrıstan ikinci eşini almaya çalışanlar mı dersiniz, taciz, tecavüz, hırsızlık, gasp gibi kriminal olaylar mı dersiniz. Hepsi arttı. Önceden kapısını kilitlemeden yatan ada halkı kırk yere kilit koyar oldu. Yani adamları Türk görmeden Türk'ten soğuttuk. Osmanlı yeni fethettiği topraklara en seçme kişileri yollardı. Biz ise yanlış iskan politikası ile ciddi bir ön yargı oluşturduk.

    Peki Türkiye ne yapabilir?

    1.Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden ve bazı illerden gelen göçler Adadan geri gönderilmelidir

    2.Türkiye bir an önce ücretsiz sağlık hizmeti sağlayacağını duyurarak Kıbrıs Türklerine Türk vatandaşlığı ve Türk pasaportu dağıtmalı. Zaten KKTC'den Türkiye'ye basit bir sağlık hizmeti için kimse uçak parası verip gelmez, bu yönüyle sadece önemli bir hastalık için Türkiye'nin kapısı çalınır ama zaten bu durumdaki hasta, çok az bir nüfus olduğundan devletin bütçesine çok bir yük oluşturmaz. Ayrıca bu pasaport ve TC vatandaşlığı Türkiye üzerinden adadaki malların Kıbrıslı Türklerce doğrudan yurt dışına satılabilmesini sağlar. Bu yöntemle ambargoları hemen bu vatandaşlıkları aldıkları dakika aşmış oluruz aslında. Adada üretim artar, ticaret gelişir

    3. Kültür turları düzenleyerek Türkiye yemekleri ve kültürel yerleri tanıtılmalıdır. Kıbrıs Türkleri mesela bir çok ortak yemeğin olduğunu bilmiyor, bir çok yemeği sadece Kıbrısta yapıldığını sanıyor. Bir çoğu Türkiye'yi hiç görmedi. Kültür bakanlığına bu konuda iş düşüyor. Afrika'dan öğrenci gezdiren devletimiz KKTC'den neden kimseyi gezdiremez?

    4. KKTC eğitim müfredatı da düzeltilmelidir.

    5. KKTC'de TV kanalları, gazeteler, radyolar aracılığı ile Türkiyelehine çalışacak kalemşörler bulunmalıdır. Sadece BRT ile bu iş yürümez.

    6.Dış istihbarat teşkilatlarına çalışan propaganda ajanları deşifre edilmelidir. KKTC ulusal bütünlüğüne aykırı faaliyetlerde bulunan ajanlar gerekirse yargılanır

    7. KKTC ile bir anlaşma yaparak KKTC askerlerinin fiziki yapı olarak standartlara uygun olanların çoğunun Türk askeri tarafından KKTC'de bir merkezde özel kuvvetler veya komando eğitimi alması sağlanmalıdır. Zaten bir avuç asker, çoğuna özel eğitim verilmesi problem oluşturmaz. Mutfakta patates ayıklayarak askerlik askere çok bir şey katmıyor.

    İlerleyen yıllarda bu özel eğitim alan askerlerden de bir KKTC'li Komando Tugayı ve KKTC'li özel kuvvet karargahı oluşturulmalı. Sonra da Türkiye'ye bağlı ama KKTC'li özel kuvvet askerlerinden oluşan askerî istihbarat teşkilatı acilen kurulmalıdır.

    Ayrıca Uzman Er-Erbaşlık gibi maaşlı(KKTC şartlarına göre iyi bir maaş olursa) askerlik sistemi KKTC'de de kurulması gerekmektedir.
    Adada Kıbrıs Türklerinin Türk askerini de kendinden görmesi ve aradaki iş birliğinin arttırılması için Kıbrıs Türkü kendisini savunabilmesi için militarize edilmelidir. Geçmişte Türk Mukavemet Teşkilatı(TMT) faaliyetleri çoktu. Eğrisiyle doğrusuyla savaş zamanı büyük işler de yapmıştı. Şimdi daha örgütlü bir şekilde, daha fazla yanlış yapmadan hatalardan ders çıkararak bu iş yürütülmelidir.

    KKTC halkı bunlar yapılırsa Türkiye taraftarı bir yol izleyecektir

  2. Abd ab ye güvenmeyin' Abd ab 3 maymunu oynar kordineli sekilde'kendi cikari icin.birlik beraberlik icinde olun' aksi taktirde tek tek sömürülürsünüz.
    Kendiniz süründünüz farkinda olmadan.
    Sorunu kendinizde arayin baskasinda deyil.nokta anlayana farkina varana.

  3. ……..Güclü güvenli ülke olmak icin ………1 egitime cok önem verilmeli dürüst ve milli  insan üretmek'cakma insan deyil 2 ekonomiye dikkat  etmek' car cur dan uzak durmak'tasaruflu olmak'bir ülkenin zenginligi demek top yekün zenginlikdir yani zenginden fazla vergi toplayip fakire garibana tesfik olarak vermek top yekun zengin olmak ulke olarak''3 savunma sanayii buyuk yatirim olmali' güclü ulke olmanin yolu savunma sanayii sinden gecer baska yerden gecmez'şavaş da kimse kimseye acimaz dogru yere yatirim yapilmali geri getirisi olan isler yapilmali'4 cifcilik tarim yatirim olmali' 5 ic sanayii 6 yerli teknoloji 7 yerli yazilim 8 ekonomide esit dagilim olmali' 9 dogruyu yanlisi iyi analiz edip dogruyu yapmak ilim bilim ile'hayal perest ve layloylom lukla deyil..10 Güvenli ülke olmak icin' mafya cete dolandiricilik narko' olumsuz olan herseye oporosyon yapilmali ki ülke Güvenli olsun.11 fitneden fesatlikdan cekememezlik uzak durmak 12 eczanelerde ilclar da yerli milli olmali '13 ahlakli disiplinli olmak düsünceli  olmak hayal perest layloylom olmamak 14 caliskan üreten fikir veren cözüm sunan insan olamk'.
    15 Abd ab ye güvenmeyin' Abd ab 3 maymunu oynar kordineli sekilde' terörü kullanarak müslüman ülkelerini sömürüyor uyanin uyanin ticareti'sistemi 'sözlesmeleri'yazilimi na güvenmeyin 'cünkü dünyayi fare kapani gibi tutar' abd ab yalan dolan baska deyil' uyanin uyanin 'anlayana farkina varana  sonra vah tüh demeyin 16 partiler halkin vergilerini car cur etmemek' dogru yere yatirim yapmak' geri getirisi olan islere yatirim yapmak'17 milli insan üretmek' cakma  insan üretmemek' yani dürüst insan üretmek.18  devlet  fakirine  garibanina  iyi bakmak'parasal olarak 19 devlet  yönetim  mekanizmalari iyi is yapmali'20 avrupa düsünerek yasar'müslüman ülkeleri yasayarak düsünür.21 ülke olarak kendi ayaginin üzerinde durmasini bilmek' yani kisacasi tirnagin varsa kafani kasi misali 22  bakarsan bag' bakmazsan dag olur derler' yani ülke icin gecerli' kisisel olarak da gecerli  23 ilim ilim bilmektir ilim kendini bilmektir sen kendini bilmiyorsan ilim ne yapsin sana 'Ata sözü 24  emanete hiyanetlik yapilmaz'25 Turan ordusu büyük  sekilde insa edilmeli' Abd terör bahanesi ile müslüman ülkelerini sömürüyor. Uyanin müslümanlar.26 Devlet yönetim mekanizmalari iyi is yapmali'halki ülkeyi düsünmeli  layloylom olmamalilar 27 Müslüman ülkeleri bir beraber olmali her yönden' yoksa hepiniz ayvayi yersiniz.Turan ordusu buyuk sekilde insaa edilmeli askeri ekonomik ticaret  gec kalinmadan kurulmali 28 partiler kendi cikari icin isler yapmamalilar koltuk sevdasi ceplerini doldurma pesinde olmamaliar' halki ülkeyi düsünerek is yapmak  yanlarina yalaka ve SIRT sivazlayanlar olmamali cep doldurmak icin 29  devlet yönetim mekanizmalar iyi is yapmali calismali halk icin halkin ulkenin problemlerine cözmeli'Nokta anlayana tabiki 30'yerli milli üretim üretim  üretim.nokta. Nokta.uyanin uyanin'  da baliga .gidelim… anlayana farkina varana…….

  4. İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 'Sarallar' operasyonuyla ilgili bir görüşme gerçekleştirdiği, Soylu'nun Aktaş'a "Bana neden haber vermediniz" diye sorguladığı öğrenildi.
    Aktaş'ın bu soru üzerine, "Size her haber verdiğimizde sızıntı oluyor" demiş ve soylu sinirlenip çıkmış

Berfin Yalçın için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu